Son 1,5 senedir işlemci hızlarının çok hızlı bir şekilde yükseldiğini görmemek mümkün değil. Artık 1,5 GHz işlemcileri doğal görmeye başladık bile. Peki, işlemcilerin bu kadar hızlı gelişmesinden faydalanan oldu mu? Oyunlardan profesyonel 3D uygulamalara, veritabanı uygulamalarından DVDye pek çok örnek verilebilir ama konumuz modemler. İşlemcilerin hızındaki artış Conexant (Rockwell), Lucent, 3Com gibi modem yongaları yapan firmaların işine yaradı. Modemin üzerinde bulunan bazı donanım bileşenlerinin yaptığı işleri, yazılım yoluyla işlemciye yaptırmaya başlamaları, modem kartı üretiminin maliyetini, dolayısıyla genel sistem maliyetini bir miktar düşürmeye başladı.
Donanım üzerinden yapılması gereken işlemleri, yazılım yoluyla işlemciye yaptıran modemler genel ifade ediliş şekliyle "software" veya "soft" modemler - piyasada mantar gibi türedi, fiyatlarından dolayı çok tercih edilir oldu ve sonuçta soft Modemler bazı anlam kargaşalarını, daha da önemlisi birkaç sorunu beraberinde getirdi.
Aldığımız modemlerin üzerinde ne işe yaradığını bilmediğimiz HCF, HSF, HSP gibi ifadelerin ne anlama geldiği, "soft mu yoksa hard modem mi?" gibi sorulara adam akıllı cevap veremediğimiz şu günlerde anlam karmaşası çok fazla. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bu yazıda, "Software ve Hardware Modem nedir? HCF HSP gibi ifadeler neyi ifade ediyor? Modemin hard veya soft olup olmadığını nasıl anlarım? Her USB modem, soft modem midir? Soft modem deyince ne ifade etmek istiyorsunuz?" gibi soruların hepsine cevap vermeye çalışacağız.
SOFT MODEM NEDİR?
İlk başta, olayı temelden ele alalım ve "software modem veya soft modem nedir?" sorusuna cevap vererek yazıya bir giriş yapalım. Bütün modemlerin çalışması için "temel" olarak şunlara ihtiyacı oluyor:
DSP ( Digital Signal Processor Sayısal Sinyal İşleme) Ünitesi
Denetçi (controller)
PC ile haberleşebilmesi için uygun bir arabirim (PCI gibi)
Normalde, bu işlemlerin hepsi 2-3 donanım entegresi tarafından yapılabiliyor. Gelişen işlemciler sayesinde, donanım entegrelerinin yaptığı işlemler, yazılım yolu ile işlemci tarafından yapılabiliyor. İlk etapta "denetçi" yonganın yaptığı işlemler yazılım bağlantıları yoluyla işlemciye yaptırılmaya başlandı ve "controllerless" olarak tabir ettiğimiz denetçi yonga taşımayan modemler piyasaya çıktı. İşte Software Modem kavramı buradan geliyor; bir entegre tarafından yapılabilecek bir iş, maliyet düşürmek açısından yazılım yolu ile işlemciye yaptırılıyor. Daha sonra bizim üreticiler olayı abarttılar ve modemin kalbi sayılan DSP ünitesinin görevini birkaç yazılım katmanı sayesinde işlemciye aktardılar ve bu sefer, "harbi soft modem" kavramı ortaya çıktı.
Software modemin genel olarak açıklanması bu şekilde. Olayın farklı yönleri de var. Conexant, eski adıyla Rockwell, software modemlerini iki guruba ayırmış: HCF ve HSF şeklinde. HCFnin tanımını yaparak, biraz da software modemlerin özelliklerinden bahsedelim.
HCF teriminin açılımı Host Controlled Family (Türkçesiyle ana sistem işlemcisi tarafından denetlenen modem ailesi). Yani modem üzerinde "normal" şartlarda olması gereken denetçi entegrenin yaptığı görevleri işlemciye yaptıran modem ailesine verilen genel isim. Modemin kalbi sayılan DSP ünitesini yine üzerinde barındırıyor. Tek yongalı, PCI Software modem olarak genel bir tanım da yapılabilir. HSF tanımını yapmadan önce, PCTelin HSP terimini açıklamak gerekiyor. İşte o vakit HSFnin de açıklamasını yapmış olacağız. Zaten HSF ile HSPnin aynı kategoride olduğunu; sadece farklı firmaların aynı şey için verdiği farklı isimler olduğunu unutmayın.
HSPnin açılımı, Host Signal Processing. DSP ( Digital Signal Processing ) terimine ne kadar çok benziyor değil mi? Tahmin edeceğiniz üzere bu sefer DSP ünitesinin yapacağı işlemleri, bilgisayarın ana işlemcisine yazılım yoluyla yaptırıyor ve maliyeti daha da düşürüyor. Bu konu ile bulduğum dokümanlarda okuduğum kadarıyla, DSP ünitesinin yapacağı işlemleri, ana işlemciye yaptırırken, o anda işlemcide kullanılmayan komutların görev yaptığı söyleniyor. Ne kadar mantıklı bilinmez. Ama, düşük hızdaki Pentium MMX ve Pentium II işlemcilerde (166MMX P-II 233 gibi), işlemci kullanımın %50 civarına kadar çıktığını da söylemeyi ihmal etmiyorlar.
PCTelin HSP modemlerinin Conexant versiyonu HSF oluyor. Buradan, Conexantın soft modemlerinin iki guruba ayırdığını, HCF modemlerin, HSP veya HSF modemlere göre daha başarılı olduğunu ve HCFnin işlemci kullanımının çok daha düşük olduğunu anlamak zor değil. Tabii sonuçta soft modem oldukları gerçeğini değiştirmiyor. Aynı şekilde Motorolanın SM-56 Modemleri de HSP türünden. Yine, Lucent ve 3Com firmasının ürettiği ve üzerinde donanım denetçileri bulunmayan modeller de var. Lucentin ürettiği ve LT Winmodem yongasını taşıyan modemlerin de software tabanlı olduğunu ama işlemci kullanımın HSP veya HSF tabanlı bir modem kadar fazla olmadığını da belirtmek gerekiyor.
Dikkat ettiyseniz, soft modemlerden bahsederken, işlemlerin hep yazılım yoluyla yapıldığından söz ettik. Soft modemler için yüklediğiniz sürücüler, bilgisayarınız ile modem arasında bir köprü oluşturuyor ve tüm işi sürücüler ile, yani yazılım yoluyla hallediyoruz. Eee, o zaman bu sürücüler siz modemi kullanmadığınız zaman neden aktif olsun? Eğer bu işi yazılım hallediyor ise, modemi kullanmadığınız zaman sürücüler de aktif durumda değildir. Modem üzerinde olması gereken denetçinin yapacağı işi yazılıma devrettik. Demek istediğimi fazla uzatmadan hemen söyleyeyim: Hani, Internete bağlan komutunu verdiğinizde bilgisayarınız 1-2 saniye donuveriyor ya, işte bu donma anında, modeminizin sürücüleri işlemcinizle irtibata geçiyor. Dikkat ederseniz bir de bağlantıyı keserken aynı donma olayı oluyor. Bu konumda ise, sürücüler işlemciye elveda diyor. Interenet'e bağlı olduğunuz sürede genelde bu donma olayı olmaz. Bakın genelde lafını kullandım. HCF bir modem yani DSP ünitesi olan bir modem kullanıyorsanız, Internete bağlı olduğunuz sürede bir donma yaşayacağınızı sanmam. Amma ve lakin, HSP türünde, yani DSP ünitesinin görevini işlemciye yaptıran bir türden bir modeminiz var ise, bağlantı kurulmuş halde iken bazen kısa süreli donmalar yaşayabilmeniz olası. Örneği ben vereyim de siz düşünün: HSP modemle Internete bağlıyken, MP3 dinliyorsanız, bir taraftan ICQ açıksa, bir ton program açıksa, izin verin de birazcık donma olsun. Ama HCF modeme sahipseniz, donma olacağını sanmam. Çünkü modem çalışırken, işin büyük bir bölümünü zaten modem üzerinde bulunan DSP ünitesi üstleniyor.
Yazılım olayına dalmışken, soft modemler için bir tane daha önemli avantajdan bahsedeyim. Hardware veya kısaca hard modemlerde, yeni standartlara uyması açısından EEPROM bulunur. Örnek isteyecek olursanız, hani Türkiyeye bir zamanlar giren harici veya dahili (ISA) USRobotics modemler X2 standardındaydı ve bu modemleri V90 standardına terfi etmek için bir FLASH programını kullanarak gerekli dosyalar ile güncelleme işlemini yapıyorduk. Güncelleme işlemi sırasında bir hata oluşursa modem kullanılmaz hale geliyordu… Hard modemler için dezavantaj olan bu özellik, soft modemlerde bir avantaj. Firmware (BIOS diye de adlandırabilirsiniz) deyince hemen aklımıza, silinebilir ve tekrar yazılabilir özel bir bellek içerisine yazılan bir programcık akla geliyor. Evet öyle. Ama soft modemler için tanımı biraz farklılaştırıyoruz. Soft modemler için firmware, modem ile bilgisayarınız arasında kurulan bir köprü. Ama bir tür sürücü. Yani yanlış yükleyince bozulmuyor; risk almıyorsunuz. Yanlış yüklerseniz eğer, modem çok çok çalışmıyor. Doğru sürücüleri ve firmwarei yükleyince paşalar gibi çalışmaya devam ediyorsunuz.
Olay yazılım, yani sürücüler üzerine kurulu olduğundan bazı uyumsuzluk problemlerinin de beraberinde gelmesi olası. Soft modem, neredeyse tümüyle sürücülerin kalitesinin üzerine kurulu. Yani bir uyumsuzluk söz konusu olduğunda suçlanması gereken ilk bileşen sürücüler oluyor. Soft modem kullanıyorsanız eğer, sürücüler sizin için çok önemli, bunu unutmayın. Doğal olarak marka da önemli konuma geliyor.
USB MODEMLER SOFT MODEM Mİ?
Yeri gelmişken bir konuya daha değinelim. "USB modemler, hard modem midir, soft modem mi?" En başında seri porta takılan tüm harici modemler ve ISA modemler hard modem mi onu cevaplamak lazım. Harici ve ISA modemlerin çoğunda hem DSP hem denetçi var; bu yüzden bunlar hard modem. Ama hepsinde olacak diye bir şart yok. Harici veya ISA modemde de denetçi veya DSP yoksa soft sınıfına girebilir. USB modemlerde de durum aynı. Bazılarında denetçi var, bazılarında yok. Niso bu konuda biraz sert davranıp, "o donma meselesi 1-2 saniye de sürse, beni rahatsız ediyor" diyor ve denetçisi ve/veya DSP ünitesi bulunmayan modemleri "soft" sınıfına sokuyor. Arada keskin bir ayırım yapmakta haklı görülebilir; sonuçta denetçi ve DSP ünitesi içerenlerin daha başarılı olduğu açık.USB modem yongası üretimi konusunda, Lucentin Rockwelle göre daha iyi olduğunu belirtmek istiyorum. Sürücü konusunda da daha iyi. Yabancı haber guruplarında modem alacaklara Lucent yongası olması öneriliyor şiddetle. Rockwellin (Conexant) problemlerinden bıkan arkadaşlar var yani.
UCUZ ETİN YAHNİSİ
Yazının başında, soft modemler ile birlikte birkaç anlam karmaşasının ve sorunların da geldiğinden bahsetmiştik. Sanıyorum anlam karmaşalarına yeterince değindik. Sorunlardan bahsedelim biraz da. Fazla bir sorun yok aslında. Bahsedeceğimiz birkaç konu daha olacak.
Piyasada 15-20 dolara satılan modemler genelde Conexantın HSF, PCTelin HSP veya Motorolanın SM-56 modemlerindendir. Bu tür modemlerin, minimum P166MMX bir bilgisayarda kullanılması öneriliyor. Bu tür bir bilgisayarda, bahsettiğimiz türden modemler kullandığınızda hattan düşme, sürekli donma, mavi ekran durumlarıyla karşılaşabilirsiniz. Internete bağlanırken ve bağlantıyı keserken donmalar haricindeki sorunları giderebilmeniz mümkün. Mavi ekranlar, uyuşmazlıklar ve hattan düşme problemlerinin bir kısmı sürücülerden kaynaklanıyor. Sürücü güncellemesi bütün dertlerinize ilaç gibi gelebilir. Aldığınız modemin üreticisinin Web sitesine uğrayarak, güncelleştirilmiş sürücüleri bulmanız mümkün. Ama 15-20 dolara satılan no-name modemlerden aldıysanız, bu dediklerimizi unutun. Conexant, Lucent gibi üreticiler modem üretmiyorlar. Modem yongası üretiyorlar ve üreticilere satıyorlar. Üreticinin sitesini bulamıyorsanız şansınız azalıyor. Ama bu üreticiler kendi yongasını taşıyan modemleri için "generic", yani marka bağımsız, genel sürücüler de çıkarıyor. Bunlar için;
http://members.cnx.net/reboot/modems/
http://www.56k.com
http://www.lucent.com
http:/www.windrivers.com
adreslerine giderek şansınızı deneyin derim. Türkiyeye gelen modemlerin bir çoğu Türkiye hatlarına göre optimize edilmiş sürücüleri beraberinde getirmiyor. Kendi ürünleri için, Türkiye hatlarına uygun sürücü geliştiren veya geliştirmeye çalışan çok az firma var.
Bizim telefon hatları biraz parazitlidir ya, öyle her yerde her modem adam akıllı çalışmaz. İlla ayarları biraz mıncıklamanız gerekiyor. Uygun Init Stringler ile birkaç ayar çekmeniz gerekiyor. Dikkat ettiyseniz, dolaylı yoldan hatta düşme problemlerine ve bağlanma sorunları geldik. No-name modem alan kişilerin en çok şikayet ettiği konudur hattan düşme problemi. Hattınız kötü ise ve modeminiz yüksek hızlarda bağlandığında hattan düşüyorsanız, bağlantı hızınız düşürmek işe yarayabilir. Bir diğer sebep ise ISS'lerden kaynaklanabilir. Mesela, eğer bağlandığınız ISS, V.90 standardını düzgün takip etmeyen ekipmana sahip ise - ki bu mümkün - V.90 standardında bağlanmanız size sağlıklı bir bağlantı sunmayabilir. Dolayısıyla, bazı yerlerde K56FLEX bağlantı şeklini kullanmak, daha stabil bir bağlantı kurmanızı sağlayabilir.
Bazen Windows, Internet bağlantısında belli bir süre aktivite olmayınca, "yahu bu bağlantı artık gitti, koparayım şunu, fatura şişmesin" gibi kaygılara kapılıyor. Ve doğal olarak bağlantıyı kesiyor. Windows'un bu şekilde hattı koparmasını engellemek için, modemin "Data Terminal Ready Delay" parametresi (init stringi, Türkçesiyle başlangıç komutlarından biri) olan S25'i attırıyoruz. Normalde 5 olan bu parametre 60 yapılırsa, modemin aktivite olup olmadığını kontrol etmesi 5 saniyeden 60 saniyeye çıkıyor. Bu rakamı 255'e kadar attırabilirsiniz. Bu tür ayarları vakti zamanında "Modem Optimizayon Rehberi" adlı yazımızda sizlere anlatmıştık.
SON SÖZ
Kafanızdaki, Software-Hardware Modem konusundaki sorularınıza birazcık ışık tuttuğumuza inanıyorum. Her ne kadar gelişen sistem alt yapısıyla birlikte software-hardware modem konusundaki tartışmalar birazcık dinmiş olsa da, ortada gerçekler var. Bunları size tarafsız bir göz ile anlatmaya çalıştık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder